345
00:25:31,463 --> 00:25:34,563
İronik bir durum çünkü 9 saat
23 dakika erken başlamıştım.
346
00:26:06,763 --> 00:26:08,163
Bu saatten sonra...
347
00:26:08,363 --> 00:26:09,863
...muhtemelen gitmesem
daha iyi olur, ne dersin?
348
00:26:15,063 --> 00:26:17,363
Yani çoktan gitmiştir.
349
00:26:17,863 --> 00:26:21,163
Yok eğer gitmediyse, beni gördüğünde
gerçekten çok sinirlenecek...
350
00:26:22,462 --> 00:26:24,662
Ve ne söyleyeceğimi bilmiyorum.
351
00:26:24,862 --> 00:26:27,262
Ne söyleyeceğimi bilemediğim
zaman nasıl olduğumu bilirsin.
352
00:26:28,362 --> 00:26:30,762
Muhtemelen gitmesem daha iyi olur.
<20100329/b>
#
< duygularımızı hobi kontenjanına alabildiğimiz zamanlar genelde suya sabuna dokunmadığımız tuzumuzun kuru olduğu zamanlardır.bu haller geçtiğinde ve büyük bir boşluk elinizde kaldığında bir boşluktan beklemeniz gereken yegane şeyi tecrübe ederken bulursunuz kendinizi.boşluğun kendini sizinle doldurma çabası.bu esnada kara delik karakteri sergileyerek sizden parçalar koparmak niyetindedir.ne demiştik günün birinde? touka kouka. evet ve maalesef bunlar bedenden çıkan ter misali tekil başına gidebilen şeyler değil sizden parçaları da alan şeylerdir.boşluğun kendini doldurması, sizden bir şeylerin ,özellikle hislerin yavaş yavaş belli bir ritmle alınması ve bu esnada o şey ya da duyguları sokuşturduğunuz yerlerden su üstünüze çıkarması demektir.burdan sonrası hobi haline getirdiğiniz o duygulara düzenli aralıklarla tanık olmanız demek oluyor. yani kronik özlem, kronik üzüntü,kronik sevgi. tamamen his babında her şeyden arındığınız ana kadar sürecek bu. üzücü değil mi bir şeyler kazanırken esasında kaybediyor olmak? ben de böyle düşünüyorum beklentim özellikle sevmenin ya da özlemenin tamamen süblimleşmesine tanık olmadan stoğumu yenilemek.diğer türlü en kuvvetli kanıtı olan kokuyla yani özlemin kendisi ile yüzleşmek hem de onu tamamen kaybetmek zorundayım.
it's after you lost everything that you free to feel anything derim modifiye ederim. opeth de bana ending credits der.
bazen insan bir araç vasıtasıyla kavramların ya da çağrıştırdığı üzere varlığının altını boşaltmak istiyor belki hafiflemek belki kendini çok farklı bir şekle sokmak belki de bildiklerini çıkardığı zaman hiçbir şey kalmayacağını sandığı o tümleyende çok daha farklı bir anlam bulmak. bunu arzulayanlar için bir tarifim var biraz sabaha karşı 3-4 , biraz kaygı,biraz üzüntü,biraz ve hatta bolca soğuk,belki bir dal sigara,bir pijama,bilekleri açıkta bırakan bir çorap, götünü donduran bir denizlik ve bu şarkı.br>
< az söz bol tavır ya da reiki ile çok şey anlaşılmasını istediğim doğrudur ama net bir ifade ile söylenilmek isteneni anlama girişimlerim de vardır.böyle olunca bahsettiğim durumların tümleyenindeki her saniye ben sarışın oluyorum kafam basmıyor 7/24 anlamaya %8 eğim yapmış olan beynim anlayamayan oluyor bir çok doğrudan dolaylı hem doğrudan hem dolaylı anlatılmak isteneni kaçırıyorum. nerde kaldım demelere en yakın noktada kalmıştım? hah tamam. sözlerin az öz kesin ve senet olduğu zamanlarda yaşamak istiyorum.öyle ki diyeti olsun kısasa kısas olsun gerekirse dili keselim o söz yazıldıysa yazılan eli keselim.br>
<trying to arrive somewhere but i am absofuckinlutely sure that the place i am talking about by saying it as 'somewhere' is not here.not there. somewhere else maybe known as 'anywhere'.br>
<yazılanları okumaktan korkarmış insan,bazen,hem de çok bazen. şaşırtıcı. düzeltelim , yazılmış olma ihtimali olanları okuyacağını sanmaktan diyelim.br>