345
00:25:31,463 --> 00:25:34,563
İronik bir durum çünkü 9 saat
23 dakika erken başlamıştım.
346
00:26:06,763 --> 00:26:08,163
Bu saatten sonra...
347
00:26:08,363 --> 00:26:09,863
...muhtemelen gitmesem
daha iyi olur, ne dersin?
348
00:26:15,063 --> 00:26:17,363
Yani çoktan gitmiştir.
349
00:26:17,863 --> 00:26:21,163
Yok eğer gitmediyse, beni gördüğünde
gerçekten çok sinirlenecek...
350
00:26:22,462 --> 00:26:24,662
Ve ne söyleyeceğimi bilmiyorum.
351
00:26:24,862 --> 00:26:27,262
Ne söyleyeceğimi bilemediğim
zaman nasıl olduğumu bilirsin.
352
00:26:28,362 --> 00:26:30,762
Muhtemelen gitmesem daha iyi olur.
<20100531/b>
#
<artık yani en sonunda artık zihinsel damıtma denilen bir şeyin olduğuna kanaat getiriyorum. bir duruma dair biriktirdiğin tüm ekseri hissiyatın en sonunda doğruyu bulabilmen adına süzgeç görevi gördüğünü yani kendilerinden bile süzülerek en doğru (senin için) sonuca ulaşmana yardımcı oluyor. özetle seni ya da düşüncelerini kirletmeye karartmaya çalışan bir şekilde öldürmeye çalışan şey öldürmüyor ama güçlendirmiyor da.sadece 42'ye varmanı sağlıyor. biraz daha insani ölçekte yazarsam şu demek oluyor: sevmek nefret etmek ve bu ikisinin arasında kalan her duyguyu rafine edici bir unsur olarak kullanabiliyoruz. seneler sonra bir duruma dair elinde kalan şey bu damıtmanın getirisidir. bunu götürü olarak algılayabilmen ise senin ortamlarının şartıdır durumlarının lüksüdür. tepkimeye giren ya da girdiği varsayılan bir şeyler arada aydınlanmaya sebep koenzimler gibi davranabiliyormuş ya işte bunun farkına vardığıma kendi adıma çok sevindim. bildiğin aydınlandım.şu dakika bulunduğum noktaya güneş en dik açıyla geliyor ve en uzun gündüzümü yaşıyorum.br>
Ya zvezda, ty zvezda. Nas prikazano szhech. Kto-to sdal I dostal Adresa nashikh vstrech. Potolki po glazam I nikto ne naidet. Soskol'znut golosa, I slomaetsya led. I nich'ya bez klyucha, I mogila postel'. I pora vyklychat', I oni na khvoste. Ulybnis', razvyazhi, Zanaves' zerkala Razorvi, I skazhi. Umerla, umerla. Zamykai I lizhi Stanovis' nikakoi. I ruka ne drozhit Vse v poryadke s rukoi. Mozhno mstit'. Dvajdi dva Na taksi I sosi A prostit' nikogda, Nikogda ne prosi. Khorosho, khorosho. Ya pridumala mest'. Poroshok vse chto est'. Umnozhayu na shest'. Ne zvoni, ne zvoni. Ya ustala, ya ustala. Ya tebya ne khochu Ty menya
I'm a star, you're a star We were told to burn out They found and got The address of our meetings Eyes on the ceilings* And no one will find. Voices crack, And the ice breaks. And no entry without a key And a death bed And it's time to switch off And they've fallen behind. Smile, Release, Cloaked Mirrors, Rip apart and say, I'm dead, I'm Dead. Close up and lie. Becoming nothing. And your hand won't quiver. Everything's ok with my hand. It's ok to avenge. Two times Two. You got in the taxi and you suck, And never forgive, Never ask. Very Well, very well. I've found my revenge Sugar coat everything Everything is by six Don't call, don't call I'm tired, I'm tired I am so f**king annoyed with you
<sonlandırmayı sevmeyen biri olduğumu anladım.öldürücü darbe nokta ya da bunları karşılayan her eylemi yapmak bana çok zor geliyor. yüzüp kuyruğuna gelmekten sonrası otomatik tamamlama olsun almanya yendiği için bizde yenmiş sayıldık beleşçiliğine varayım istiyorum. the longest year şarkısının karşılığı olan şu 4 senenin tüketmişliğinden sebep olsa gerek. seni seçtim arap atı.hadibr>
<her seferinde durumu karşılayacağından emin olarak yeniden kurduğun o cümlenin sendeki sabırla doğru orantılı olarak senin beklentini karşılayamadığını görmek , düşündüklerinin ya çok dinamik olmasındandır ya da durumu karşılayacak kelimelerin olmamasındandır. eureka diyen arşimetin aslında başarmamış olduğunu farketmesi gibi üstüne bir şeylerin sürekli azalması ve bulmaktan öte yerine koyacakların hesabını yapmaya başlamak.hatta neyi bulduğunu unutmak. simyacı olmak ve bazı şeylerin telafisini somut olabilenlere karşılamak hatta formulize etmek istiyorum. beni bu değişken havalar değil bu değişken kafalar mahvetti.br>
And as he drove on, the rain clouds dragged down the sky after him for, though he did not know it, Rob McKenna was a Rain God. All he knew was that his working days were miserable and he had a succession of lousy holidays. All the clouds knew was that they loved him and wanted to be near him, to cherish him and to water him.
Now the world has gone to bed, Darkness won't engulf my head, I can see by infrared, How I hate the night. Now I lay me down to sleep, Try to count electric sheep, Sweet dream wishes you can keep, How I hate the night.
< what matters most is how well/more you expose yourself and exist against all sauron-like eyes.during this declaration you tire people and their minds. confuse them and with that you can find alternative and hidden fire exists in their minds. we can say that they are like blindspots in your visions.even if you try hard to see what you are willing to see you tire yourself more than you expected and in this case i can announce myself as a winner. the more you know/talk/ about me, speak with me, see me you less you can chase me, control me, stalk me. thanks to increase of images you have too many perspectives,opinions and also perceptions.andfinally you must/have to find just perfect angle to look what you are planning to see. but as a rule of anamorphosis you have limited chance and patience(probably) . all i can say is go on tiring yourself and thanks to your failures i'll be able to feel free i must stop myself telling you before using ''the more i talk about it the less i do control'' cause of regretsbr>
<hayat çok garip, vapurlar kuşlar filmler ayşeler fatmalar mahmutlar şakirler gözlükler kağıtlar kalemler tuvaletteki deterjan kutuları mp3 çalarlar ayakkabına yapışan çamurlar şemsiyeni almayı unutma dendiği ve şemsiyeni almadığın gün yağan yağmurlar var sanıp ona göre plan yaptığın silgiler,bantlar cüzdanındaki kağıtların arasına sıkışan ve seni zor durumda bırakan paralar yaz sıcağında koltukaltında desenler yaratan terler ve yazmaktan kendini alamayacağın bir sürü ayrıntılar falan. hayat -bunları gözardı etmeye çalışırken bile- çok garip çünkü bunların yerine başka şeyler yazarak rahatlamana imkan sağlayan kelimeler ki aslında onlar yoklar falan hayat çok garip dünyada cehennem olan ne varsa görüp onda uzak durup cennet kısmına geçmeye çalışırken çuvallamalar falan. hayat garip baktığında durgun suya dokunan parmak kontenjanına geçmiş bu kelimeleri toplayan bu ve benzeri bloglar falan.br>
<ait hissetmen gereken yerde ait hissedemediğin zaman saf bir acıya dönüşme ihtimali var.
buna aidiyet hissinin mayalanması diyebiliriz.hissetmediğin ama varlığını bildiğin o acının adı ise aidiyetsizlik.ve kendisi uzun mesafe koşucusudur. arap atı da diyebilirsin. aynı zamanda akrep burcu kadar kindardır. onunla hem camı hem de kendini kesebilirsin.br>
<acı vermesi gereken acı vermesi gerektiğine inandığınız acı vereceği için kendinizi hazırladığınız bir durumda yukarıda bahsedilenlerden hiçbirinin olmaması ya da varla yok arasında olması hapşırmak üzereyken hapşıramamak kadrosunda davranması o acının ya da müstakbel acının değerini göreli bir hale getiriyor.bu durumda yeni bir acı eşiği belirlemek farz gibi.bunun için ya fiziksel ya da ruhsal ya da fiziksel görünümlü ruhsal ya da ruhsal görünümlü fiziksel acıya sevketmelisin bünyeyi. ben sana event horizondaki o sahneyi öneriyorum. tokadın olacaktır.br>
<çok dinlediğin için kaderin olmaya yeltenebilen şarkılardan nefret ediyorum. tümden gelirsek kaderim olmuş şarkıları dinlemiş olmaktan nefret ediyorum. biraz daha zoom in yaparsak buna sebep olduğum için kendimden nefret ediyorum.br>
<iyi ya da kötü beni düşünen insanların düşünceleri ve beklentileri gün içinde beni yorduğu için eylemsizlik prensibinde olduğuma karar verdim.siz ancak uyuduğunuzda ve düşünceler benden uzaklaştığında rahatlıyor ve bir şeyler yapabiliyorum.
<meursault'nun da dediği gibi dünya üzerinde sadece bir gün bile geçiren bir insanın bir esaret durumunda kendisine ömür boyu yetecek anısı ,anı oluyor herhalde bu sebepten belli anlara odaklanarak haricindeki her şeyi dışlayarak , kısmen ve gönüllü bir esaret hayatı yaşamaktayım.br>