<20110528/b>
#
<
Etiketler: unbreakable vow
br>
<23:53/b>
<20110527/b>
#
<bu aralar çok fazla ''bir daha asla'' ile başlayan cümleler kuruyorum? neden? çünkü hep büyük konuşmaktan korktuğum halde çocukluğumun en şuursuz anlarında aklımdan geçen ya da insan düşündüklerinden mesul değildir kontenjanından düşünme hakkını kendimde bulduğum duruma göre tenkit ettiğim her şeyi tecrübe ettim.
şimdi?
sikerler diyorum bundan sonra büyük konuşuyorum yalayacaksam da en azından büyük konuştum da yaladım benim isteğimle oldu derim olur biter.hata sende olduğunda evlat bu atsan atılmıyor satsan satılmıyor mantığı ile hareket ediyorsun.ne kadar kendini hırpalasan da sonra barışıyorsun.başkasında ise böyle yapamıyorsun kızamıyorsun canını yakamıyorsun öldüremiyorsun içinde patlatıyorsun halkalı çöplüğü oluyorsun.gerek yok.
neyse nerede kalmıştım evet
bundan sonra ve bir daha kimsenin huzurumu bozmasına izin vermeyeceğim.hayatımdaki bir şeylerin değişmesine izin vereceğim ama ''izin vereceğim'' bunu benim iznim olmadan yapamayacak kimse, ya da ben bu konuda dur bakalım ne olacak kafasında kararsızlığında duranlığında durakta bekleyenliği ile yapmayacağım.yeterince kararsız bir atomum yeterince ışıma yapıyorum nötron bombardımanına bence gerek yok.
ve hayır bu bir i will survive ya da eye of the tiger yazısı değil.
veliahtlığı bir kenara bırakmak lazım artık,sancaklarda yeterince antreman yaptım.şimdi kendi devletimi yöneteyim,doğu ve batı olarak ikiye bölünecekse de benim saçmalıklarımdan bölünsün.br>
<18:28/b>
<20110523/b>
#
<"Herşeyi anlamak herşeyi affetmektir" demiş tolstoy.bunu gregor samsa'nın bülogunda görmüştüm.neyse bu bağlamda birini affedecek olsam ya da anlayacak olsam önce kendimden başlarım.herhangi bir 3. tekilden değil.o yüzden sıraya girin bile diyemiyorum.ne zaman sıra gelirse diyorum.umarım kimsenin bundan daha önemli işi yoktur diyorum ama vardır biliyorum.o sebepten umutları karşılıklı olarak kesmek adına adımlarımı atıyorum.
bir kurdele kesiyorum elimdeki makasla çevreye gülümseyerekbr>
<13:34/b>
<20110521/b>
#
<babil balığı ve captain subtext olsun yeter.br>
<02:56/b>
<20110520/b>
#
<
br>
<01:50/b>
<20110519/b>
#
<bir daha asla görünmez olmayacağım.br>
<11:46/b>
#
<burada uyuyorum.pd'de uyanıyorum.ya uyanıyormuşum.bilemedim.tekrar orada uyanmayı denemem lazım.alışkanlıklar kolay unutulmuyor.
wait! diyor şarkı devamı daha sonrabr>
<04:19/b>
<20110517/b>
#
<"I shut my eyes and all the world drops dead;
I lift my lids and all is born again.
(I think I made you up inside my head.)
The stars go waltzing out in blue and red,
And arbitrary blackness gallops in:
I shut my eyes and all the world drops dead.
I dreamed that you bewitched me into bed
And sung me moon-struck, kissed me quite insane.
(I think I made you up inside my head.)
God topples from the sky, hell's fires fade:
Exit seraphim and Satan's men:
I shut my eyes and all the world drops dead.
I fancied you'd return the way you said,
But I grow old and I forget your name.
(I think I made you up inside my head.)
I should have loved a thunderbird instead;
At least when spring comes they roar back again.
I shut my eyes and all the world drops dead.
(I think I made you up inside my head.)"
Etiketler: plath
br>
<19:39/b>
<20110513/b>
#
<bu durumda benim anladığım senin anlatmadığın bir şey yok ve hatta benim anlamadığım senin anlattığın, benim anladığım senin anlamadığın ya da benim anlamadığım ama senin anladığın bir şey yok.denklemi yanlış kurduk ve eşitliğin sonunda elimde kalan şey denklem çözmek ile ömrü geçen beni bile paralize ediyor.kurduk mu kurdun mu ondan bile emin değilim.evrensel küme ölçeğinde bakarsak kurma eyleminin tümleyeninde kaldığımı biliyorum.emin olduğum tek şey bu.ya da tümleyendeki her şeyden emin değilim.
tümleyendeki hiç bir şeyden mi demeliydim?
evet?
hayır?
bazı sorulara evet de desen hayır da desen aynı kapıya çıkarsın ve kafan karışır ya,hah,işte öyle.
ah bir bilsen katalizörlere ne kadar özeniyorum.
insan olmak yetmiyor bazen
katalizör olmak lazım bazen.br>
<19:55/b>
<20110512/b>
# <*/font>
<aslında iyi bir şey.yapılması gereken yerine yapılması gereken ama o dakika yapılmaması gereken şeyleri yapmak sana çok şey kazandırabilir.yaşasın procrastination yaşasın öteleme.
bir yazı&video üzerine bir yorum.bir carl sagan havasıbr>
<18:56/b>
<20110509/b>
#
<
br>
<15:31/b>
# <*/font>
<
bu sefer farklı bir soru sormak istiyorum ve hatta sormak istemiyorum.O. W. Grant bu sefer bir yanıt bulmak istemiyorum.dileğim gayet açık olsa gerek.teşekkürler.br>
<01:16/b>
<20110508/b>
#
<
sahip: sophie jodoinbr>
<00:32/b>
<20110507/b>
#
<
391
00:20:28,156 --> 00:20:30,311
What is "everything"?
And how's it going well?br>
<22:08/b>
<20110505/b>
<durumlar değişiyor ama durumları düşünürken giydiğim bu hırka,bu yeşil tshirt ve lacivert eşofman değişmiyor.sanki ben ve bu üçlü dairesel bir alanda koşuyoruz ve ben her turumda bunlara denk geliyorum her seferinde bir dejavu oluyor ve bu her seferden sebep ben hiç ilerlememişim gibi hissediyorum.
*hırka yerine kırka yazmışım.düşündüm de kılı kırk yararken giydiğin bir hırkanın adı kesinlikle kırka olmalıbr>
<00:57/b>
<20110504/b>
#
<



br>
<18:47/b>
#
<ısrarla olay mahaline dönüp kanıt aramak niyetindeyim.ancak cinayet mahaline dönmek katillerin alışkanlığıydı,kurbanların değildi,değil mi?
yoksa bu da mı yalandı?br>
<00:38/b>
<