<20110724/b>
#
<
Etiketler: anthony cudahy
br>
<13:25/b>
<20110723/b>
#
<There is no curse in Elvish...
1789
03:01:03,800 --> 03:01:06,360
...Entish or the tongues of Men...
1790
03:01:06,520 --> 03:01:08,750
...for this treachery.br>
<22:59/b>
<20110722/b>
#
<aidiyetsizlik hoşuma giden bir şey. bunun uyumsuzlaştırdığı uyuşturduğu bir durumdan bahsetmiyorum ancak.sürekli bir gitmek ya da bir yere varacak olmak bilincinden ya da hallerinden bahsediyorum.böylece o dakika bulunduğun yerle çok alaka kurmuyorsun ya da kuracağın kadar kuruyorsun ve gideceğini bildiğin için sıkılmıyorsun.böylece alışmak ve oradakilerle anlaşmak zorunda kalmadığın için ç kişilerle çok daha iyi iletişimler kurabiliyorsun.bunu bir hastanenin bahçesinde sabahın 4ünde farkettim.herhangi bir duruma bile kolaylıkla uyum sağlayabiliyor ve aslında olduğum ya da olduğumu sandığım bu kimlik herneyse onun dışına çıkıp rahatlıkla davranabiliyorum.çünkü biliyorum ki oraya da ait değilim ve oradan da ayrılıcam.böylece hem aklımın huzurunu elde ediyorum hem de minimum zamanda maksimum keyif alıyorum.en keyif alınmayacak zamanlar ve mekanlarda olsa bile.br>
<15:58/b>
#
<2011 öyle bir vandal ki her yerime ''i was here'' yazdı.br>
<14:01/b>
<20110719/b>
#
<iyi ki yoksunuz.siz de olsanız ne yapardım?br>
<11:02/b>
<20110708/b>
#
<1 sayısının 99 sayısından büyük olduğunu öğrendiğim şu senede olayları akışına bırak klişesinin aslında senin yönlendirmelerinle gerçekleştiğini anladım.bu noktada benim tercihim değilmiş gibi görünen şu duruma boyun eğiyorum ve bu kenti terkediyorum.bir sonraki sefer de en içten şekilde hindistan'ı dileyeceğim.ne de olsa dileklerim hep gerçekleşiyor.sistem geri yükleme noktamın kütüğümün olduğu yerde olduğunu hep biliyordum.br>
<10:14/b>
<